Hafızalara Kazınmış 4 Psikolojik Deney

İnsan psikolojisini anlamak, insanların en çok önem verdiği konulardan biridir belki de. Tarih boyunca insan psikolojisini anlamak adına birçok farklı deney yapıldı ancak bazıları hiç unutulmayacak veriler sundu ve çok tartışıldı. Tarih boyunca hafızalardan silinmeyen psikolojik deneyleri sizler için derledik.

1. Jane Elliott – Bölünmüş Bir Sınıf

1

Sadece beyazların yaşadığı bir kasabada 3. sınıf öğrencilerine öğretmenlik yapan Jane Elliott’un ünlü deneyi, Dr. Martin Luther King’in 1968’de öldürülmesiyle ortaya çıktı. Birkaç gün önce sınıfında King’i anlatan Jane Elliot, Martin Luther King’in öldürüldüğünü öğrendi ve öğrencilerinin soracağı soruları öngörerek bir plan yaptı. Onlara bir şekilde ırkçılığı, ön yargıları ve King’in ölüm sebebini anlatmalıydı.

Elliott, öncelikle sınıfını mavi gözlüler ve kahverengi gözlüler olarak iki gruba ayırdı. İlk gün mavi gözlü öğrencileri üstün grup olarak belirledi. Çeşitli bilimsel veriler uydurarak tüm sınıfı mavi gözlülerin daha zeki ve daha ayrıcalıklı olduğuna inandırdı. Mavi gözlü öğrencilere; daha fazla teneffüs zamanı, daha fazla yemek yiyebilme gibi haklar tanınacaktı. Kahverengi gözlüler ise fark edilebilmek  için daha geniş yakalıklar takacak ve sınıfta en arka sıralarda oturacaktı. Mavi gözlüler daha zeki, başarılı ve güvenilirdi. Kahverengi gözlü öğrenciler ise tam tersi.

Öğrencilerin davranışları kısa bir sürede büyük ölçüde değişti. Mavi gözlü öğrenciler kendilerini üstün görerek kahverengi gözlü öğrencilere zorbalık yapmaya başladılar. Üstelik kendilerini üstün gördükleri için dersteki ve sınavlardaki verimleri ve başarıları da artmıştı. Kahverengi gözlü öğrenciler ise tam tersi daha mutsuz ve daha başarısız olmaya başlamışlardı. Bir sonraki gün ise Jane Elliott rolleri değiştirdi. Artık mavi gözlü öğrenciler azınlık durumundaydı. Roller değişince bir önceki gün aynı şeyi yaşayan kahverengi gözlü öğrenciler mavi gözlü arkadaşlarına fazla zorbalık yapmadılar. Çünkü aynı şeyleri kendileri de yaşamıştı. Öğretmenleri her şeyin bir deney olduğunu, mavi ve kahverengi gözlü olmanın bir ayrıcalık olmadığını, ırkçılığında aynen böyle bir şey olduğunu anlatınca öğrenciler birbirlerine sarıldılar.

Jane Elliott, bu deneyin gazetede yer almasının ardından birçok televizyon programına katıldı. Ömrünü bu deneyi devam ettirmeye adadı. Çalıştığı okula eyalet 1 milyon dolar fon yatırımı yapmaya karar verdi.

2. Dr. Alburt Bandura – Bobo Doll (Hacıyatmaz) Deneyi

1

1960’lı yıllarda genetik, çevresel ve sosyal faktörlerin çocuğun gelişimini ve öğrenme sürecini nasıl etkilediği sıkça tartışılıyordu. Alburt Bandura ise çocukların davranışlarının genetik faktörlerden ziyade sosyal taklitçiliğe dayandığını düşünüyordu. Bunun üzerine Bandura, çocuklarının davranış kazanımını pekiştireçlerle (ödül, ceza) değil, gözlem yoluyla gerçekleştirdiğinden bahsederek yeni bir deney yapmaya karar verdi ve Bobo Doll deneyini gerçekleştirdi.

Deneye, yaşları 3 ve 6 yaş arasında değişen 36 kız ve 36 erkek çocuğu alınmıştır. Çocuklar üç gruba ayrılmışlardır. Deneyde hacıyatmaz olarak bilinen oyuncak kullanılmıştır. Birinci gruba, bir yetişkinin Bobo isimli hacıyatmaz şeklindeki oyuncağa vurduğu, havaya fırlattığı, üzerine oturduğu ve çeşitli şekillerde şiddet uyguladığı bir video izletilmiştir. İkinci gruba izletilen videoda yetişkin sakin bir şekilde Bobo ile oynamıştır .Üçüncü grup ise kontrol grubudur, herhangi bir modele maruz kalmamıştır. Çocuklar oyuncağın bulunduğu odaya gönderildiğinde ise izledikleri videolarla aynı davranışları sergilediler. Saldırgan davranış sergileyen yetişkinleri izleyen erkek çocukların, erkek yetişkinleri daha fazla rol model olarak aldığı gözlemlendi. Kız çocuklarında da yine aynı sonuçlar çıktı. Bu da çocukların kendi cinsiyetinden olan yetişkinleri daha fazla örnek aldığını ortaya çıkardı.

Bobo Doll deneyi, psikoloji bilimi açısından oldukça önemli bir deneydir. Bandura, bu deneyle çocukların bir çok davranışı model alarak öğrendiğini keşfetmiştir.

3.Martin Seligman – Öğrenilmiş Çaresizlik Deneyi

öç

Deneyin amacı, kişinin çaba gösterdikten sonra istediği sonuca ulaşamaması durumunda sonucu değiştiremeyeceğine olan inancın ölçülmesi. Martin Seligman, kişinin bir işi başaramayacağına inandığında kendini çaresiz hissedeceğini ve durumu değiştirmek için başarılı olabilecekken hiçbir şey yapmayacağını düşünüyordu.

Öğrenilmiş çaresizlik deneyi için köpekler toplamda 3 gruba ayrıldı. Deney iki aşamadan oluşuyordu. İlk gruptaki köpekler bir kutuya koyuldu ve elektrik şoku verildi. Kutunun içindeki düğmeye bastıklarında şok kesiliyordu. Bu gruptaki köpekler kısa sürede düğmeye basarak şoku kesmeyi öğrendiler. İkinci gruptaki köpeklere de aynı işlem uygulandı ancak onlara verilen elektrik şoku düğmeye basınca kesilmiyordu. Köpekler birkaç defa düğmeye basmayı deneyip sonunda vazgeçmişlerdi. Son olarak kontrol grubundaki köpeklere daha önceden hiç elektrik şoku verilmemişti. Deneyin ikinci aşamasında köpekler kısa bir çitle ikiye ayrılmış bir kutuya yerleştirildiler. Kutunun bir tarafında elektrik şoku varken diğer tarafında yoktu. Elektrik verildiğinde düğmeye basarak elektriği kesebilen grup ile deney grubu çitten atlarken ikinci gruptaki köpekler elektrik akımından kaçmadılar. Yani ikinci gruptaki köpekler çaresizliği öğrenmişti.

4. Ivan Pavlov – Pavlov’un Köpek Deneyi

1

Pavlov’un deneyi tüm psikolojik deneyler arasında önemli bir yere sahiptir. Koşullanma konusunda ulaştığı sonuçlar ise psikoloji alanında yepyeni bir çalışma alanı oluşturdu. Pavlov, deney öncesinde köpeklerin salya salgılamasıyla ilgili fizyolojik araştırmalar yapıyordu. Köpeklerin, henüz onun ayak sesini duyduğunda yemek yiyeceklerini anlayıp salya salgıladıklarını görünce deneyi yapmaya karar verdi.

Deneyde 4 köpek kullanıldı. Deney düzeneğine yerleştirilen köpekler hiçbir ses duymuyorlardı. Önce köpeklere et verildi ve salgıladıkları salya ölçüldü. Ardından köpeklere her et verildiğinde zil çalındı. Köpekler bir süre sonra gelen etle zil sesini zihinlerinde eşleştirdi. Daha sonra köpeklere et verilmeden sadece zil çalındı. Köpeklere herhangi bir yiyecek verilmediği halde salya salgıladıkları görüldü. Normalde köpeklerin eti ağzına aldıklarında salya salgılamaları gerekirdi.

Deney sonucunda köpek salya salgılamayla bir alakası olmayan bir uyaran karşısında salya salgılıyordu. Yani köpeğe bir uyaran karşısında salya salgılaması öğretilmişti.

Bu deneyler, kabul etmek istemeyeceğimiz, fakat en azından alçak gönüllü olmamıza yardımcı olan; insanların düşünce ve davranışları hakkında yol gösteren önemli araştırmalardır.

Özel İçerik: Aliye Rabia Sönmez

Bahadır Öztop

Sadece bir fikir, ışık tutan, kişi. bahadiroztop@ogrencikariyeri.com

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir